TAHİR ALPER ÇAĞLAYAN

Home Up reji - yapım eğitim - akademik yazar - editör senaryo

Home
özgeçmiş
reji - yapım
eğitim - akademik
yazar - editör
senaryo

KARTALIN OĞLU: SULTAN CEM

Osmanlı İmparatorluğu yaklaşık 600 yıllık varlığı süresince “Eski Dünya” kıtaları üzerinde büyük ve önemli izler bırakmıştır. Tarihin akışını derinden etkileyen olay ise İstanbul’un fethi ile Doğu Roma’nın tarihe karışmasıdır. Böylece Avrupa’da Ortaçağ sona erip Yeni çağ başlarken, Osmanlı’da da yükseliş dönemi başlamıştır. Bu yükselişin mimarı “İstanbul’un Fatihi” 2. Mehmed olmuş, o da silinmeyecek şekilde Dünya ve Türk tarihine damgasını vurmuştur. Hükümdarlığı sırasında hem batıda hem doğuda ismi çekinilerek telaffuz edilen Fatih İstanbul’un mirası üzerinde yeni bir imparatorluğun aynı zamanda büyük bir kültürün de temellerini atmıştır.

Bilim, sanat, mimari, askerlik gibi birçok alanda büyük ilerlemelerin yaşandığı Yükselme Dönemi Fatih’in ölümüyle trajik bir kırılma noktasına tanık olmuştur.

Fatih’in ölümünden sonra İmparatorluk iki oğlu Bayezid ve küçük kardeşi Cem arasındaki taht mücadelesine tanık olmuştur. Bu taht mücadelesinde kaybeden tarafın Cem olması Türk tarihindeki bu kırılma noktasını teşkil etmektedir. Anadolu topraklarındaki mücadeleyi kaybeden Cem, layık olduğunu düşündüğü tahtı ele geçirmek yolunda acı, hasret, pişmanlık ve umutla dolu; önceleri konuk sonraları tutsak olduğu bir yolculuğa çıkmıştır.

Rodos’ta başlayıp Napoli’de sona eren Avrupa yolculuğu sırasında döneminin önemli kişilikleriyle de tanışmıştır. Cem’in hayatı Avrupalıların vicdanında hep onulmaz bir yara olarak, tarihçilerin dimağında ise tahtı ele geçirse neler olacağı cevaplanamayan bir soru olarak kalmıştır. Sahip olduğu üstün özellikleriyle ağabeyinden her bakımdan üstün olduğu tüm tarihçilerin ortak fikridir. Fatih’in başlattığı birçok girişim yarıda kalmış, böylece daha yükselme devrindeyken ilerde yaşanacak sorunların tohumları da atılmıştır. Cem’in padişah olması halinde devletin ve Türk milletinin tarihinin çok farklı olacağı kesindir.

Arka planda bu iki kardeşin mücadelesini aktaran bir film senaryosu, sadece bu dönemi değil tüm Türk tarihini de daha iyi algılamamızı sağlayacaktır. Bu proje Fatih’in oğlu Cem’in bir şehzade, bir şair, bir sürgün, bir Türk ve Müslüman olarak hayatını anlatırken, diğer yandan dönemin devletleri ve devlet adamları arasında ‘Cem’in Hayatı’ için yapılan pazarlıkları, görüşmeleri eksen alarak bir dönemin Avrupa ve Türk tarihine de değişik açılardan bakmayı amaçlamaktadır.

Şüphesiz tarihi yeniden okumak günümüze de ışık tutmaktadır. Kaderin bir cilvesiyle vatanından uzak düşen ve “vatan” kavramını Namık Kemal’den yüzlerce yıl önce şiirlerine taşıyan Cem Sultan, sürgün hayatı yaşamak zorunda kalan birçok aydınımızın ilk örneğidir belki de. Batılı güçlerin sözlerine kanarak sonu belirsiz bir maceraya atılan, zamanla Avrupa’nın gerçek yüzünü gören ve hatalarının da farkına varan Cem büyük özlem duyduğu vatanına zarar vermekten kaçınmıştır. Taht uğruna giriştiği bu çileli yıllar boyunca inandıklarından asla ödün vermemiş, Türklüğü ve Müslümanlığıyla daima övünmüş, dinini değiştirmesi karşılığında sınırsız vaatlerde bulunan Avrupalı liderlerin karşısında geri adım atmamıştır. Cem’in tarihi kişiliği, içine düştüğü entrika ve yalan dolu koşullar ve yaşadıkları günümüz koşullarını yeniden yorumlarken ibret verici dersler taşımaktadır.

Tarihimiz başka ülkelerde yaşamını sürdüren birçok aydının hikayeleriyle doludur. Bu tarihsel hikayenin bize onları da hatırlatması kaçınılmazdır. Amaçlarımızdan biri de budur elbette. Halen Türkiye’den uzakta Avrupa topraklarında yaşayan pek çok aydınımız mevcuttur. Kimileri kimliklerinden uzaklaşarak ülkelerine cephe almış, neredeyse Batılı güçlerin oyuncağı haline gelmiştir. Hatta bunların bazıları Türkiye sınırları içinde yaşamasına rağmen Avrupalılara yakın durmaktadır. Kimileri ise tıpkı Cem gibi değerlerinden ödün vermeden ve vatanlarına ihanet etmeyi reddederek kendilerine sunulan zenginlikleri ellerinin tersiyle itmişlerdir.

Bu proje Sultan Cem’e ve onun gibi vatansever aydınlara ithaf edilmiştir.